Fito Terapi

Bitkilerle Gelen Sağlık

Tıp talebesiydim. Farmakoloji dersinde Hoca kürsüde ezberlediği o meşhur 3 ciltlik kitabı arkasından atlı geliyor hızı ile döktürüp duruyordu. Bizlerse her kelimeyi önümüzdeki kağıtlara anlamadan not etmeye çalışıyorduk. Onları ezberleyip geçer not almak için çalışacaktık. Ders arasında hocaya bazı şifalı bitkilerin isminden ve bunların geleneksel kullanımından bahsetmek istedim. Hoca ağzımdan çıkan kelimeleri duyar duymaz.

– Bırak bu koca karı reçetelerini sen doktor olmak istemiyor musun? dedi.

Bir daha o hocaya tüm tıp tahsilim boyunca bir soru daha sorma cesareti bulamadım.

Bize okutulan farmakolojinin de( Bilmem hala öylemi okutuyorlar?) ne kadar zevkli ve önemli olduğunu Ege Üniversitesi Ecz. Fak. ARGEFAR bölümünde eğitim alırken anladım ve sevdim.

Bir hekimin eline bir drog alıp onu ısıtması eritmesi, karışımlar ile kafa yorması ne büyük bir zevktir. İnsan kendini eski hekimlerin soluduğu havayı solurken buluyor. Şimdi ilaçla alakamız, çok mekanik sanki.

Bu koşturmacadan, alt üst edilen sağlık sisteminden ,bir hekim için buna vakit bulmanın lüksünü tahmin ediyorum elbete.  Ama yine de her hekim mutlaka o laboratuara bir kere bile olsa girmeli. Kendi planladığı bir majistral ilacın üretim aşamasında aktif olarak bulunmalı derim.

Bitkisel ürünü dışlayan mantık üzerine yazacaktım. Asıl konuya gelelim.Son araştırmalar ABD de ilaç pazarının %25 ini bitkisel drogların oluşturduğunu gösteriyor. 1994 de  ABD de bitkisel droglara 1.6 milyar dolar harcanmış.1998 de bu 4 milyar dolara çıkmış. Bitkisel ürünlerin satışı ülkemizde hekimlerin  ilgi ve bilgisi dışında, devam etmekte. Halbuki  kullandığımız ana ilaçlar birer fitoterapötik ilaçtan farklı değildir.

Güçlü bir kardiyotonik olan Digitalis, yüksük otu derivesidir.

Aspirin, beyaz söğüt ağacı kabuğundan elde edilen salisinin sentetik taklididir.

Tansiyon ilacı rezerpine, Asya çalısından elde edilen bir Hint ilacıdır.

Birçok reçetesiz soğuk alğınlığı ilacında bulunan, Ephedrine ve Pseudoephedrine, Çin de soğuk algınlığı ve grip için 5000 yıldan uzun zamandır kullanılır ve Ephedra bitkisinden elde edilir.

Ünlü sıtma ilacı Kinin ve bir antiaritmik olan kinidin, chincona ağacı kabuğu derivesidir.

İki önemli, başarılı kanser ilacı Vincristine ve Vinblastine , Güney Madakasgar da yetişen Kırmızı Cezayir menekşesi ağacından elde edilir.

Taxol, Pasifik porsuk ağacı kabuğundan, elde edilir ilerlemiş over ca tedavisinde kullanılmaktadır.

Bu liste daha da uzatılabilir. Hekimler şifalı bitkileri öğrenmeli. Bu konuda önderlik etmeliler. Geleneksel tababetimiz derinlemesine incelenmeli ve hiç küçümsenmeden modern çağa kazandırılmalıdır

Bazılarımızın dudak büktüğünü hissediyorum. Bu neden le akupuktur örneğini vereceğim. 5000 yıldır Çin de uygulanan akupunktur, 1800 lü yıllardan sonra batı tıbbı etkisiyle küçümsenmeye başlar ve 1930 lara kadar küçümsenir ve dışlanır. Çin devriminden sonra Mao Tzedung un emriyle Geleneksel Çin tıbbına her türlü destek verilir. Bu gün Dünyanın her yerinde kabul gören bir tedavi yöntemi haline gelmiştir.

Dünyanın ilk şifa merkezlerinin Anadolu da  Bergama da olduğunu biliyoruz. Hipokrat Anadoluludur. Kos adasında yaşamıştır. Gevher Nesibe Selçuklu döneminde müzikle tedaviye kadar mükemmel yöntemler uygulanmış bir tıp merkezidir ve Kayseri de halen kalıntıları yaşamaktadır. Bu konuda yeterli arka plana ve geçmişe sahibiz.Geleneksel olanla, bilimsel olan her zaman karşı tarafta durmazlar. Ünlü ebbers papirüsünde Mısırlıların yaranın üzerine ekmek küfü koyduğu yazıyor. Aleksander Flaming Penisilinin bir küf mantarı olduğunu kanıtlamakla geleneksel olandaki bilimselliği ortaya koymuş oluyor. Gelenekseldeki bilimselliği kanıtlamak da bize düşer. Ve bu konuda çaba harcayanlar beni çok heyecanlandırıyor.

Üniversitelerimizin ve o farmakoloji hocamın kulakları çınlasın.

Fitoterapiye Giriş

Tıbbi bitkiler ve bitkisel ilaçlar kullanarak hastalıkları ve hastaları tedavi eden bilim dalıdır.

Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde sık olarak tercih edilmektedir.600-700 bitkisel drog, eczanelerde ve drugstore  gibi saglık ürünlerinin satıldığı satış noktalarında insanların hizmetine  sunulmaktadır. Alman hekimlerin in %80 i fitoterapi eğitimi almıştır. Ülkemizde tıp fakültesi eğitim programı içerisinde  ne yazık ki böyle bir konu yoktur. Ancak Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ARGEFAR bölümünde Prof.Dr.Ulvi Zeybek hocanın ve ekibinin özel gayretleriyle hekimlere ve eczacılara oldukça kaliteli bir eğitim programı verilmektedir. Ben de bu kuruluştan eğitim almaktan gurur duymaktayım.

1978 yılında Alman sağlık bakanlığının hazırladığı kanun çerçevesinde”Komisyon E” kurulmuş. Bu komisyonda klinisyen hekimler, farmakologlar, toksikologlar, farmasötik botanikçiler, farmakognostlar , eczacılar ve ilaç üretici temsilcileri yer almaktadır.

ESCOP 1989 yılında kurulmuştur. Başkanı Prof. Dr. Kemper (Almanya, Koordinatörü: Dr. JG. Bruhn (İsveç) tir.

Bitkisel kökenli ilaçların ilaç olabilme kriterleri aynen sentetik ilaçlardaki gibidir. Aktardan aldığınız bitki ne yazık ki  tıbbi bitki değildir.

Almanya da yıllık olarak bitkisel ilaç haracamalarının 1.7 milyon Doları sağlık sigortası kapsamsındadır.

Aşağıdaki droglar en fazla reçete edilen ve yaygın kullanılan droglardır.

  1. Ginkgo Biloba ( Fil Kulağı)
  2. Piper Methysticum( Kava Kava)
  3. Glycyrrhiza glabra (Meyan Kökü)
  4. Hipericum Perforatum (Sarı Kantaron)
  5. Valeriana Oficinalis (Kedi Otu)
  6. Zingiber Oficinalis (Zencefil)
  7. Crataegus Monogyna (Alıç)
  8. Echinacea Pallida (Ekinezya)

1979 da WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından yapılan bir araştırmaya göre Farmakopeler de kayıtlı ve 5 farklı ülkede tedavi amaçlı kullanılan ve ticareti yapılan bitkilerin sayısı 1.900 olarak saptanmıştır.

Bitki örtüsü oldukça zengin olan  ve 4 mevsimi yaşayan mükemmel  iklimi olan ve kültüründe LOKMAN HEKİM olan Anadolu da bu konu tıbbi otoriteler ve kürsüler tarafından görmezlikten gelinemeyecek ve sadece aktarların insafına bırakılmayacak  kadar önemlidir, düşüncesindeyim. ( Burada aktarlara minnet borcumuz olduğun da hatırlayalım. Çünkü onlar olmasaydı geleneksel tababetimiz tamamen unutulacaktı. Onlar geçmişteki şifa geleneğimizin taşıyıcı elçileridir.) Fakat bu görevi bilimsel makamlar sahiplenmelidir.

Çok şükür ki, ülkemizde TEKB (Tüm Eczacı Kooperatifleri Birliği) Bitkisel çaylar adı altında bilimsel kriterlere uygun ekim ve hasatı yapılan drogar üretmektedir. Bu da birşeydir. Hiçbir şey den daha iyidir.

Call Now ButtonRandevu Alın